Edirne Sarışın VIP Escort Handan

Miyom Sebepler ve Faktörler

Miyomların oluşma nedeni tam olarak bilinmese de, ilgili klinik araştırmalara göre miyomların oluşmasına ve bu sürece etki eden bazı faktörleri inceleyelim:

  • Yaş: 30 ve 40’lı yaşlardaki kadınlarda miyom görülme oranı artar, menopoz dönemindeki kadınlarda görülme oranı düşüktür.
  • Aile geçmişi: Ailesinde miyom görülen kadınların bu hastalığa yakalanma riski 3 misli artmaktadır.
  • Obezite: Miyomların oluşma riskini artırır. Aşırı kilolu kadınlarda bu risk 2-3 misline çıkmaktadır.
  • Yeme alışkanlıkları: Kırmızı eti fazla tüketen kadınlarda miyom görülme olasılığı artar iken; sebze tüketimi miyom riskini azaltmaktadır.

Miyom Tanı ve Teşhis

Genelde hiçbir belirti göstermeyen miyomlara, rutin bir pelvik muayenede ve ultrasonda rastlanabilir. Herhangi bir rutin kontrolde miyomun varlığını düşündüren bir belirti varsa genellikle ultrason ve laboratuvar testlerine başvurulur. Ultrason cihazı aracılığıyla karın veya vajina içinden rahmin görüntüleri alınır. Kan testleri ile ise anormal kanamanın miyom kaynaklı olma ihtimali araştırılır.

Miyom Tedavi Yöntemleri

Miyomların tedavisinde tek ve en etkili tedavi yönteminden söz edemeyiz. Pek çok tedavi yöntemi vardır. Miyom taşıyan kadınların büyük bir çoğunluğunda (yaklaşık %50′sinde) bir belirtiye rastlanmaz. Ayrıca unutulmamalıdır ki miyomlar iyi huylu tümörlerdir. Tüm bu sebeplerden ötürü, eğer rahatsız edici bir belirti gözlemlenmiyorsa, müdahale etmeksizin her altı ayda bir kontrol yeterlidir.

Miyom tedavisinde kullanılan ilaçlar, genellikle adet kanamalarının şiddetini ve döngüsünü düzenlemeyi hedefler. Bu tür ilaçların, miyomları yok etmek gibi bir etkisi yoktur, ancak küçültmek hedeflene bilinir.

Cerrahi müdahaleler ise myomektomi, miyom embolizasyonu ve histerektomidir. Birden fazla miyom veya büyük bir miyom varsa açık abdominal cerrahi yöntemi tercih edile bilinir. Histerektomide(rahmin alınması) ise çözüm kalıcı ve kesindir. Ancak histerektomi önemli bir ameliyattır ve hamilelik ihtimalini tamamen ortadan kaldırır.

Uterin arter embolizasyonu ile miyomlara ulaşan küçük damarlar tıkanır(kan akımı durdurulur), miyomların beslenmesi engellenerek ölmesi hedeflenir. Myomektomi ameliyatında miyomlar rahimden çıkarılır. Rahmin dış yüzüne yakın miyomlar için laparoskopik myomektomi, rahmin iç yüzeyindeki miyomlar için ise histeroskopik myomektomi yöntemi kullanılır.

Çorlu Gerçek Resimli Escort Seyhan

Miyom Nedir? Rahim miyomları rahim dokusundan kaynaklanan, genellikle çapları 1-15 cm arasında değişen, iyi huylu(kanser riski taşımayan) tümörlerdir. Rahmin içinde, rahim ağzında ve rahim gövdesinde bulunurlar. Ayrıca, fibroid, fibromiyom, leyomiyom gibi eşanlamlı tıbbi terimlerle de ifade edilebilirler.

Miyom

Kadınlarda en sık rastlanan tümörler arasındadır. Genellikle 40’lı yaşlarda ve erken 50’li yaşlarda rastlanan miyomlar, 50 yaşından önce her 5 kadının 1’ inde görülür. Kadınların salgıladığı östrojen hormonu, bu iyi huylu tümörlerin büyümesinde etkili olabilir. Bu sebeple, boyutları gebelik döneminde 2-3 misli büyüyebilir ve aynı sebepten, menopoz döneminde küçülebilirler.

Miyom Belirtileri ve Türleri

Miyomlar, genel olarak belirti göstermemekle birlikte, yüzde 10 ila 20 arasında bazı semptomlara rastlanılabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Ağır geçen uzun süreli adet dönemleri
  • Adet dönemi dışında gerçekleşen anormal kanamalar
  • Kasık bölgesinde, sırt ve bacaklarda sancı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Sık idrara çıkma
  • Kabızlık ve şişkinlik
  • Karnın normal dışı büyümesi

Miyom Türleri

  • Submuköz Miyomlar: Bu tür miyomlar rahmin iç yüzeyine doğru gelişirler. Çok sık rastlanmamasına rağmen en çok kanama şikâyeti bu tür miyomlara sahip olan hastalarda görülür.
  • İntramural Miyomlar: Rahim kas dokusu içine yerleşen intramural miyomlar, en sık rastlanan miyom çeşididir. Yine düzensiz adet kanamaları ile anemiye neden olabilir.
  • Subseröz Miyomlar: Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyüp diğerlerinin aksine kanamaya neden olmazlar. Karın, sırt ve bacak bölgesinde görülen ağrı, sık sık idrara çıkma ve kabızlık sorununun görüldüğü miyom çeşididir.

Tekirdağ Sınırsız Escort Bayan Buket

Rahim ağzı kanserinin ilk belirtileri arasında genellikle vajinal kanama gösterilir. Fakat her zaman en ileri safhaya gelinmeden baş göstermeyebilir. Rahim ağzı kanserinin ilk tedavisi ameliyattır. Yeterli olmaması halinde kemoterapiye veya radyoterapiye başvurulabilir. 20 ile 80 yaşlarının arasında görülse de, grafik 45 – 60 arasına geldiğinde en yukarıları gösterir. Cinsel yolla bulaşan HPV virüsü bu riski çok arttırır. Bu virüs genellikle ilk cinsel deneyimin ardından ilk birkaç yılda kapılır. Kadınların çoğunun bedeni bu virüsten kurtulabilse de bazı kadınlar kurtulamazlar.

Bu da bu kadınların rahim ağzı kanseri olma riskini tehlikeli boyutta etkiler. Peki nedir bu HPV virüsü? Çok belirti göstermeyen 100 den fazla türü bulunan ( hatta ayak ve elde görülen siğillerinde sebebi bu virüsün bir türüdür. Ki bunlar görece zararsızdır ) bunların 30 a yakın türünün genetik hastalıklara sebebiyet verdiği bir virüs türüdür. Eğer bunlardan biri kapılmışsa rahim ağzının yakınlarındaki hücrelerin kötü huylu tümör oluşturacak şekilde üremesini sağlayabilir.

Sonuç olarak rahim ağzı kanseri de diğer kanserler gibi çok kolay bir biçimde farkedilmeyebilir. Biyopsiyle ancak mutlak bir sonuca ulaşılabilir. Eğer rahim ağzı kanseri ilerlemiş boyuttaysa adet düzeninin bozulması, menopoz sonrası ve ilişki sonrası kanamalar, kasıklarda ağrı, penetrasyon sırasında ağrı veya çok sık görülen akıntı çok sıkça rastlanılan belirtilerdir.

Bu belirtileri beklemeden özellikle 20 yaş üstü ve cinsel yaşamı başlamış olanların Pap semar testi yaptırarak, düzenlü olarak doktor kontrolüne gitmesi bir facianın engellenmesini sağlayabilir. Pap sear testi şüpheli sonuçlar veriyorsa işin ucu biyopsiye kadar dayandırılabilir. Biyopsi sonucunda gerekirse orada ki doku alınır veya lazer yardımıyla yok edilir.

Human Papilloma Virüsü şimdilik hala rahim ağzı kanserine en çok sebebiyet veren unsur olarak bilinmektedir. Bunun dışında geçerliliği çok tartışmalı olsa da yirmili yaşlardan önce girilen ve sık tekrar edilen cinsel ilişki, ilişkiye girilen kişinin sünnetsiz olması, sosyo-ekonomik seviyesinin düşük olmasından dolayı yeterli ve doğru beslenememe ve gerekli hijyenin sağlanamaması, çokeşlilik, C vitamini eksikliğinden dolayı tam anlamıyla güçlenemeyen bağışıklık sistemi, aşırı sigara ve alkol kullanımı, bedenin herhangi bir yerinde var olan enfeksiyonlara karşı tedbir alınmamış olması da rahim ağzı kanseri olma riskini arttırıyor olabilir.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi istatistikler bizlere bilinçlenerek ve farkında olarak aslında yılda ne kadar fazla canın kurtulduğunu anlatmaktadırlar. Bu yüzden her türlü kanserle ve hastalıkla ilgili bilinçlenmek gerekirken, özellikle kadınların meme kanseri, rahim kanseri veya rahim ağzı kanseri gibi kadınlara has kanser türleriyle ilgili bilinçlenmeleri çok önemlidir. Sizde de yukarı bahsedilen belirtilerden biri varsa mutlaka bir doktora görünün.

Kırklareli Manken Escort Bayan Elif

Rahim Ağzı Kanseri, Rahim ağzı kanseri ne kadar uzağınızda? Rahim ağzı kanseri, serviks adı verilen rahmin ağzındaki bölgede çoğalmaya başlayan o bölgedeki hücrelerin yeni dokular oluşturarak sonrasında tüplere ve yumurtalıklara sıçraması durumudur.

Rahim Ağzı Kanseri

Doksanlı yılların başına kadar dünya üzerinde kadınların genital hastalıkları arasında görülme yoğunluğu olarak en çok görülen hastalık olarak kayda geçiyordu. Doksanlı yıllarda planlı bir şekilde yürütülen bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları ve ilerleyen teknoloji sayesinde bugün görülme yoğunluğu bakımından üçüncü sıralara kadar gerilemiş durumda.

Fakat buna rağmen günümüzde hala her yıl ortalama 450 – 500 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulmakta ve tedavi edilseler de bunların 200 – 250 bini hayatını kaybetmekte. Bugün Dünya’da ortalama 2 dakikada bir bir kadın rahim ağzı kanseri yüzünden hayatını kaybediyor. Bu da meme kanserinden sonra kadınların canını en çok alan kanserin rahim ağzı kanseri olduğunu gösteriyor.